Yaz Dedi Tanrı!

6/10/2008 - Yaz Dedi Tanrı II

Ne düşünüyorsun Tanrı'm
Tanrı'yı
Ama... Senden başka Tanrı yok
Bir diğer Tanrı olmaması bunu düşünmemem anlamına mı gelir? (!)

Yaz dedi Tanrı; Tanrı'dan gizli şiirler mesela / kafiyesiz olsa da olur
yazarım dedim

Çok sesliliğinde hayatın
herhangi bir ölüm sessizliğine bürün
sus susabildiğine
ya da konuş
haykır hatta
kes at sustuklarının kemikleşmiş dilini
en çok isyan et
ölümüm mor rengine ne de yaraşır isyan

Yaz dedi Tanrı; Aklından bir Tanrı tut mesela / karesi ikiye bölünebilsin
yazarım dedim

soruları cevaplardan çıkar
oluru olmaza böl
varlığı yoklukla topla
kalanı gidenle çarp
elde var bir yarı Tanrı / bir yarı ölü
her şeyi hiçlere ayır, bırak
dillenirken yalanlar
demlensin gerçekler
yaşama öl,
ölüme yaşa
sebebin sonuçsuz,
suçun cezana denk (!)

Yaz dedi Tanrı; Tanrı'dan kaç mesela / görmezden gelsin, eli kolu bağlı
yazarım dedim

yorgun martının uçmaya kalan son umudunu kır
melekleri göm toprağa
kopar kelebeğin kanadını
söylediğin şarkıyı vur notalarından / ağzın dilin kan revan
şahlanırken gölgeler
müstehzi bir kahkahaya tutun, çık
dizlerine kadar girdiğin günahtan
aç gözlerini ölümün
yaklaştığını bilmezken Tanrı'ya
ve Tanrı içten içe sokulurken sana
ölüm sana aynı gözle bakmayacak
kendi ölümünü kendin yaz.

Yaz dedi Tanrı; Tanrı'yı inkar et mesela / kimse bilmese de olur
yazarım dedim

diyalektik bir sancı sarmışken bedenini
sonları başa sar
kapat güneşin ışığını
ay tutunsun avuçlarına
söndür yıldızları parmak uçlarınla
alaşağı et dünyayı bir tekmeyle
hayatı sık, posasını kaldır at çöplüğe
ölümse ölüm
tut çıkar ruhunu içinden
bitsin bu esaret
bedenin
ilk gün kadar güzel
saçların tel tel
dudakların şarap tadında
ve belindeki gamze ...

Yaz dedi Tanrı; Müptezel bir Tanrı yarat mesela / ölümlerden beğendiğin ölümün kaburga kemiğinden
yazarım dedim

pervasızca seviştiğin cümlelerinden bir Tanrı doğur
göğüslerinden taşan damıtılmamış cerahatle emzir
büyüt gölgesine sığınabileceğin kadar
haritada olmayan karanlık kentin
akrebin vurmadığı saatinde
tüm Tanrısal apoletleri düşür
ve zamanın olmadığı o yerin şuursuz gelgitinde
Tanrılığını unutan şaşkın bir Tanrı yarat
gururlan eserinle
kutla kendini yahut kutsa ...

Yaz dedi Tanrı; Tanrı'yı söyle mesela / konuşmasan da olur
yazarım dedim

Tanrı oku dedi,
anlamadın
okumadan yazamazdın
hayat okunur ölüm yazılır
ve unutma herkes kendi ölümünden sorumludur ...

Yaz dedi Tanrı

yazdım !

Yaz dedi Tanrı; yazdıklarını sil mesela / izi kalmasın
silemem dedim

Sil dedi Tanrı

silemedim !

Yaz dedi Tanrı; gülümsedi

Ya ben Tanrı değilsem

. . .

Ne düşünüyorsun Tanrı'm
Tanrı'yı
Ama... Senden başka Tanrı yok
Kendine baktığında gördüğün Tanrı değil midir? (!)





Dilek Akın - Yaz Dedi Tanrı / Yazdım '08

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum (2) :: Etiketler : şiir, deneme, edebiyat, Tanrı, ölüm, hayat, dilek akın, yaz dedi tanrı, ya ben tanrı değilsem

Yorum Gönder

Adınız :

Yorum Başlık:

Yorumunuz:


2 gölge düşürülmüştür.

2008-11-22 23:44:26 - Tanrı'yı anlamak

Yazan: forum@odaklan.com
Tanrıyı kullannaların, ondan korkanların karşısında sade ve güzel bir yorum. "Ol" dediğinde "olduran", "yaz" dediğinde yazdıramaz mı? Şair bunu hissedemez mi?

Tanrı'nın hep yazma fırsatını verdiği kişilerden olmak mı istersin Dilek?

Tanrı'nın zalim bir yanını görmüş oldum. Şiir yazmanın, etinden cımbızla parça yolmak kadar acı olduğunu düşünen herkes bana katılır sanırım.
Bağlantı

2008-11-08 04:56:01 - ...

Yazan: xeo
Tanrılığını bilene tanrı çocuktur hep.Elsiz,ayaksız,renksiz..Tanrılığını senden bir iz gibi görmüyor o.Belki sen kendinin ötesinde büyüksün uzak sancılara.Büyüksün çünkü bir şiirsin şairden öte.Zordur bu.Memelerinden sökülmüş bir bulut gibi doğurmak,ölmek biteviye..Kelimelere tutunmuş aşkların tanrısı.İnsan ve yalancı gölgesi..Aynalar ve sokak lambaları,gün ışığı,gece yarısı ve insanlar aynı yalanın tanrısı değil mi ?

Sesinin içindeki sen,senden olma sensizliğin sana eklediği..Ateş tüm renkleriyle içiyor göz pınarlarını..Gözlerinin çoğul yükü..Tanrı sensin..Bu yüzden güzelsin,çirkinsin,çocuksun,ölüsün,ölümsüzsün.Kendine rağmen”ben” olmak ne tür bir büyüklük katar insana ? Ya da kendim olmayı reddetmiş olmakla”ben” bir karadelik mi oluşturur bende ? Yaşadığımız ve yaşamadığımız hemen her şey bir kurgu değil mi ? Kendini kendine karşı savunmak..Ve binlerce yıldır,ezberlenmiş bir et yığını olarak üstelik.Yıldızlara,ateşe,suya,tanrıya susmuş bir kalp,işitiyor musun yokluğunu ?Onlar,(hemen herkes) anladıklarını söylüyorlar.Ve ders veriyorlar,büyük günahlarını kuyruk yaparak ağızlarına..

Tanrılığını kanıyla sulamış o, seni öğretiyor sana.Yaşamın gri,milyarlarca yıldız ölüsünden ibaret olduğunu söylüyor..En büyük mucizenin ne olduğunu bilmeden..Bilmeden,virgül kıvamında nefes almayı..Çürümüş tin ölüleri..İçindeki sonsuz ışığın korkuyor gürültüsünden.Çünkü o sensin.Ve tanrı bir bıçağın ucunda uyuyor, görmüyorlar.Tanrı çoğul bir bebeğin alnında ağlıyor,sende.Düş kırıntıları tırnaklarının arasında kir..Alnında iki güneş..Kadınsın,erkeksin,çoksun tek başına..

Yağmur makamında düşünüyorsun,gül içinde kıvranıyor gece..Uyu,uyan,öl,diril.Göğün ötesinde bir gök..Kır aynalarını,saçların saçlarında kaybolsun..

(Kendinden bile güzelsin böyle..)
Bağlantı

<- Son Perde :: Sonraki Perde ->

Ölüme Bir Adım; Dilek

<>

Son Emir;

Etiket Bulutu

<>

İadesi taahhütsüz şiirler yazıyordum sana; her dize harf yüklü kamikaze, hiçliğine değince... Ki ölümden geliyordu ölüme giden!