15 02 2011

Nefesi Katledilmiş İç Ses; Rose

 

Fotoğraf: Umay Umay 
 
İçim içine sığar mı? 
İçin boşlukken içimde... 

Hiçbir rüya hatırlanmak istemez, 
hatırladığımız yalnızca kâbuslarımızdır 
ve herkes benliğine yer edeni sever, 
bir katil kanlı elini mesela... 
Sevebilir! 
 
Şiir baştan kokar, Rose; bilmelisin,   
babanı ben öldürdüm. 
 
Çok şey öğrendim geçen yüzyılda, 
en çok da seni öğrendim;  
hiç tanımadığım bir kadını sevdiğimi... 
 
Kalbi bacak arasına düşmüşleri gördüm, 
üvey kadınların orgazm çığlıklarıyla büyüdüm, 
kadınsız adamların mastürbasyon seanslarının şahidiydim. 
 
Ve adamlar ve kadınlar sevdiler beni, 
ben de sevdim onları; çırılçıplak!  
Soyundum, derimi yüzdüm; yüzlerine dönük... 
Görmediler beni! 
 
Damarlarımdaki zehrin tadına varsınlar istedim, 
çok nefret ettim Rose, 
iliklerime kadar bulaştım kanlı cerahate. 
 
Mutsuzlukların lâl olmuş kan revan diliydim 
ki yalnızca aptallar mutlu olabilir Rose. 
Çok tanıdım; gözleri kapalı sevişip gerçeklerle, 
bacak arasından fırlayan yalanları emziren... 
 
Çığlıklarımı bastırdım sonunda, 
en şizofren, en ölümcül sessizliklerimle bastırdım; 
alt alta, üst üste, dudak dudağa bastırdım. 
Bu yüzden, yolundan döndürülmüş bir fahişe gibi çıkıyor sesim... 
 
Uyku hapları yakışıyor ellerime, 
cam kırıkları, 
jiletler yapışıyor ellerime! 
 
Çok şey öldüm geçen yüzyılda, 
en çok da seni öğrendiğimde öldüm. 
Ayrı yerlerde, aynı yazgıya yakalandık seninle Rose; 
suç üstüydük,  
suç altında ezilen çocuklardık... 
Allahına kadar suçtuk aynı adamı öldürürken, 
suçun Allahıydık Rose! 
 
Yaşıyor olmam yanıltmasın, 
ben ki Allahına kadar bir ölü! 
Sevdiğimin katili olmaktandı belki, 
ölümü herkesten çok sevişim... 
 
Olur da bir gün sığınabileceğimiz bir mevsimsizlik bulursak Rose, 
olur da bir gün ölmeden yaşamayı öğrenirsek Rose, 
olur da bir gün suretimizden düşen herbir yalnızlık zerresi, 
olur ya hani yağmur diye bilinmezse ayrılık diyetinde, 
diyorum ki olur da hani bir gün söyleyecek bir söz bulursak Rose; 
bana öyle bir yalan söyle ki 
tüm gerçekleri unutayım! 
 
İçim, içine sığar sandım, 
sana içimi açtım... 
Bilmelisin Rose, 
baban; babamdı. 
 
Şimdi her şey bilmiyorsun! 
 
İçses: Ki ben hep içime atarım. 
Kaleme fısıldasam, 
kâğıda gider! 
Bilirim... 
 
Dilek Akın 

926
0
0
Yorum Yaz