10 06 2010

I' Y o l; U m a y

 

 

Umay Umay'a


İhtilâllere gebe kalan duyguların Tanrı'larıyız,
infilâk öncesi mağrurlaşan gemilerin hüzünlü rotasında,
suçumuz cezamıza değsin;
Sözümüzü verelim, tutan olmasın...

Bir şiire başlamak gibi bir şey;
Silinirken siyah hayattan,
ölüme yazılan kırmızı...
H'iç ve yoktan!

Aydınlığı ört şimdi, gecenin kızıyım ben.
Kes ve kanat karanlığımın çığlığını ve ört!
Ben siyah'ın kızıyım.

Kendimi attım içimden,
ittim ve düş'tü;
bir ışıktan diğerine kaçmak; acı.

*' Sokakta Kıskıvrak Yakalanmış Bir Aşk Hikâyesi ' nin kırılmış yüzünü gösterdin bana bugün,
dün, yo yoo yarın, karanlıkta, orada;
*' ben seni görmüyordum, sen beni izlerken... '

Görmek değildi istediğim, hayır.
İstediğim bu değil,
h'iç de! Değil.

Yalnızca siyahı görecek kadar körüm,
yalnızca siyahı tutup gömecek kadar kör
ve kırmızı...

Yanlışlıkla! Dökül sesimin ayazına...
Kazayla, çarpmayla, suçla, cezayla, yarayla, belayla...
Neyse ne!

Bu ayaz ki; alaz!

Bazı kadınlar yazmakla kanar, bazı adamlar ve bazı Tanrı'lar,
yazgı dediğin bir kan pıhtısı kadar...

Aydınlığın rengini söndür şimdi ve konuşma,
istediğim bu değil.
İlmek ilmek ördüğüm ölümü,
çözerken düğümlendiği yerden...

Yalnız'ca.

İntiharımın tek şahidi ol istiyorum!
Şimdi,
ışıkları söndür.
Siyah'ıma kırmızı'yı süren kadın...

Dilek Akın
'2010

 

* Umay Umay

638
0
0
Yorum Yaz