8/2/2008 - Yaz Dedi Tanrı
kelebekler vardı önce geceden uçmaya güne kanat çırpan gizlice...
yaz dedi tanrı; gökten sağnak hüzünler yağarken, kırlangıcı çığlığına göm dedi. yaz dedi tanrı; kendini boşluğa bırakmaya hazırlanan yorgun sesini at sırtına, bebeğin yüreğini kirlet dedi. yaz dedi tanrı; ruhun sırra kadem bastığı bir ayrılık öyküsünde, aşığın sevdasına sırt dön dedi. yaz dedi tanrı; peşin sıra kovalarken inandıklarının inançsızlıgı, meltem esintisini kov dedi. yaz dedi tanrı; güneşe bulanmış karanlık gölgeler aldatmacasında, uçurtmayı toprağa çiz dedi. yaz dedi tanrı; bir yoktan iç çekişin nefes kesen çığlıklarıyla, güneşin doğuşunu batır dedi. yaz dedi tanrı; dokunmadan yağmurun ürkekliğine en arsızını fırlatıp kahkahaların, ayın şehvetini söndür dedi. yaz dedi tanrı; esmer tene yaraşırken rengarenk umutlar, varolmanın yokluğunu hatırlat dedi. yaz dedi tanrı; bir yalanı yakmış tüttürürken dudakların arasında, kelebeğin kanadını kır dedi. yaz dedi tanrı; gölgeleri örten ışıklar yankılanırken gözlerden, gerçeği düşe çevir dedi. yaz dedi tanrı; acının cüssesi ağır gelirken bir ölümden, umudun ışığını kapat dedi. yaz dedi tanrı; hic yazılmamış bir şarkının notalarında çırpınırken, matemin karasına ak düşür dedi.
y a z d e d i t a n r ı
yazdım!
sil dedi tanrı, durma! şimdi bir bir sil…
s i l d e d i t a n r ı
silemedim!
kelebekler öldü sonra geceden uçmaya güne kanat çırpan gizlice...
yaz dedi tanrı, gülümsedi;
y a b e n t a n r ı d e ğ i l s e m
...
Dilek Akın '2007
Anafilya - Haziran Dergisi '09
Sayı 96
|