Yaralarından ayrı düşen kabuklara ithaf edilmiştir. Sana kanattığın yaralarımın düşen kabuklarını gönderiyorum, bir de neşter, yeni yaralar açabilesin diye... Emir kipiyle hazırola geçen cümleler kurmaktı...
Küçük Tanrı’lardı tenimi teninden bıçakla ayırdılar ruhumu huyundan gözlerini ellerimden… Küçük Tanrı’lar tırnaklarımı etinden çektiler sesini dudaklarımdan aklını başımdan… Birkaç küçük Tanrı sen zarımı yırttılar...
Ben bu satırları yazarken sen çok uzaklarda öleceksin! Adımı ölüm koy, her öldüğünde beni hatırla... Dilek dilendiği kadar vardı ve ölüm yaşandığı kadar… Tanrı ölümü düşürdüğünden hayata kan...